ÜNİVERSİTE


ÜNİVERSİTE

 

Memleketin birinde devlet başkanı olan zatın kafasına nerden estiyse bir kanun çıkartmış. Ülkenin yedi köşesine birden ulaklar çıkartmış. Camiilerin, belediyelerin hoparlörlerinden anons yaptırmış da halkının haberi olsun.

<< Eyyy halkım.. Bundan bööyle  askerleri üniversiteye, üniversitedekileri de askere vazifelendirdim. Bu günden tezi yok üniversitede paşalar rektör, dekan olacak, subaylar doçent olacak astsubaylar da araştırma görevlisi olacak. Ayrıca üniversiteyi dört yıl zorunlu yaptım bu böyle biline. Herkes vatandaşlık görevi olarak  dört yıl üniversiteye gidecek tezkersini almadan hiçbir iş eyleyemeyecek biline... Hem de üniversite dekanları askerliğe pek meraklı olduklarından onları da general eyledim. Görelim bakalım memleketi nasıl koruyacaklar.Ama askerlik yapmak isteyen gençler ASYM(Asker Seçme Yerleştirme Sınavı) tarafından seçilecekler. Sınavı kazananlar 15 ay askerlik yapabilecekler. Özel vakıf askeriyesi de kurduracağım.>>

Devlet başkanı hızını alamamış devam etmiş

<< Eyyy kıymetlü vatandaşlarım .. Bundan böyle bu memlekette hekimlik işlerini de diyanete imamlara devrediyorum. Tabipler de bundan tezi yok din, diyanet işlerine bakıverecekler..>>

Halk şaşırmış noluyo bizim başkana demişler.Herhalde bir bildiği vardır demişler..

 

Memleket başka derdi tasası yokmuş gibi bir telaş içine girmiş. Önce kimse ne yapcağını bilememişler. Şaka diye düşünmüşler. Ama bakmışlar ki başkan hazretlerinin hiç de şaka yapar gibi hali yok. Çaresiz başlamışlar yeni işlerine . Askerler kendilerine en sırmalısından cübbeler hazırlatmışlar. Görev taksiminde hiç zorlanmamışlar. Biraz branş seçiminde sıkıntı yaşasalar da onu da silsile yoluyla halletmişler. Askerlik şubeleri öğrenci alma şubelerine dönüşüvermiş hemen.. İlk tertib yani sınıflar eğitime kısa zamanda geçmişler. Askerler yani  yeni dekanlar sahip oldukları disiplin ve görev anlayışı sayesinde işlerine dört elle sarılmışlar. Öğrencileri dört dörtlük eğitime tabi tutarken kendi personelini de dünyadaki yeni gelişmeleri takip edebilmeleri için eğitmeye devam etmişler. Araştırma geliştirme çalışmalarına daha çok önem vermişler. Hızla dünyada adından, çalışmalarından en çok bahsedilen üniversiteleri haline gelmiş. Devlet başkanı üniversitelerin dünyanın ilk onuna girmesinden pek gurur duyarmış..

İmamlar da hastanelere geçmişler. Burada işler pek parlak olmasa da hastalar huzur içinde ölüyorlarmış. Aileler de pek rahatlamışlar.  Eskisi gibi doktorlara bıçak parası vermek zorunda kalmıyorlarmış. Hem ölülerinin yıkanma ve defin işlemleri de pek kolaylaşmış canım... Ama başkan bu işte bir hata yaptığını ve nasıl düzelteceğini kara kara düşünmeye başlamış...

Din işlerine geçmeleri emredilen hekimler ise başta pek sıkıntılıymışlar. Ama bu pek uzun sürmemiş. Kısa zamanda hepsi özel ibadethaneler açmışlar. Camilere de hemşireler ve hastabakıcıları görevlendirip randevu sistemi ve acil servis kurmuşlar. Nöbetçi imam da koymayı unutmamışlar. Camilere gelen cemaati yatsı namazına özel muay.. mescitlerine çağırmaya başlamışlar. Başkan bu işin de tutmadığını görmüş.

Derken zamanın birinde memleketin düşmanları nerden cesaret aldılarsa hep birlik olmuşlar  saldırıya geçmişler. Başkan hep orduya emir vermiş. Hemen savaş meydanına koşmalarını emretmiş. O da koşmuş savaş meydanına. Bir de ne görsün. Ne siz sorun ne de biz söyleyelim. Başkanın başından kaynar sular dökülmüş. Ben ne yaptım diye dövünmeye başlamış. Üniversiteden dönme yeni askerler ellerine silah yerine(eskiden de kalem yerine) pankart almışlar düşmanın üzerine yürüyorlar. ‘’Memleket  laiktir laik kalacak’’   falan diye slogan atıyorlarmış. Kısa zamanda düşman elini kolunu sallaya sallaya ilerlemeye başlamış.

Başkan adamlarını toplamış eski asker olan üniversite hocalarını çağırmışlar. Ne yapacağız diye sormuş. Askerler <> demişler. Ama yine de başkana bir müjde vermişler. Yaptıkları bilimsel araştırma çalışmalar sonucunda düşmanı kısa zamanda püskürtecek hem de öldürmeyen ama silahlarını cihazlarını etkisiz hale getiren bir sistem geliştirdiklerini söylemişler. Emrederlerse  hemen deneyebileceklerini söylemişler. Başkan derhal kullanmalarını emretmiş heyecan içinde. Üniversitenin geliştirdiği silah düşmanı şaşkına çevirmiş ve arkalarına bakmadan kaçmışlar.

Başkan da bir daha memleketi böyle maceralara atmamaya yemin etmiş.Herkesi  eski görevlerine yollamış. Ama üniversite dekanlarını askeri eğitime tabi  tutmaya kara vermiş.

 


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!