KURBAĞA

    Şehrin gürültüsü ,kirliliği......

    İnsan neden bu çileye katlanıyor anlamıyorum. Ben buna tahammül edemedim.Attım kendimi köyüme. Artık bende köyümün yağmurlarında ıslanıyorum. Yağmurdan sonra o canım toprak kokusu bana bütün sıkıntılarımı unutturuyor.

    Çocukluğumda yaz aylarının sıcak geceleri hasırı yayar üstüme de bir yorgan alıp yıldızların altında uzanırdım. Müziğim ise o zaman walkman olmadığı için kurbağaların şarkılarıydı. Şimdi kaç çocuk kurbağa sesi dinlemiştir acaba? Televizyonda mutlaka görmüşlerdir. Belgesellerde sunucunun tok sesinden : ‘’ Tüm kurbağalar büyük gözlere ve göz kapaklarına sahiptirler. Birçoğunun da gözlerini yağlayacak ve temizleyecek özel bir zarı vardır. Ayrıca karadayken suyu kolay bulmalarını sağlayacak, mavi ışığa duyarlı göz yapıları da vardır. ‘’  bilgileri onları hiç ilgilendirmiş midir ki? Kaç çocuk annelerinin ‘’ Evladım kurbağalarla oynama sakın! Ellerinde siğil çıkar yoksa..’’ ikazlarına rağmen onları yarıştırmıştır?

    Hava kararmaya başladığı gibi koronun şefi işareti verir vermez sesi en güzel ‘vıraklayan’ kurbağaların solisti önce sahneye çıkardı. Sonra koro halktan sesler konserine başlardı. Harman zamanları bu sesleri duymazsak ağustos böceğinin sesi  ne çıkıverirdi.

    Talat Bulut’la Hülya Koçyiğit oynuyordu yanlış hatırlamıyorsam filmde adını çıkaramadım. Kurbağa toplayıp geçimini sağlayan insanların dramı anlatılıyordu.             Kurbağalar olmasa ne olurdu diye sorardım kendime. Leylek aç mı kalırdı? Yılanları ilgilendiren bir durum olur muydu? Sinek milleti mutluluktan uçarlar mıydı? Ya biz insanlar ne yapardık? Kurbağa gürültüsü olmayan bir ortamda sinek avlardık herhalde...

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!