BAKIŞ
İnsanların olaylara
çok değişik bakışları var. Hani ‘meşhur boş bardak dolu bardak’ gibi ama sadece
o kadar değil. Olumlu – olumsuz, bakışların yanı sıra bizler olaylara
küçümseyen – yücelten, özenilen – iğrenilen, kıskanan – kıskandıran diye çoğaltabileceğimiz
bir çok bakış tavrını takınan insanları gözlemleyebiliriz etrafımızda.
Birisi güzel, yararlı
bir iş gerçekleştirdiğinde ‘’Bunun
altından bir çapanoğlu çıkar’ yaklaşımında olan arkadaşlarımız yok mu
etrafımızda?
Karşılaştığınızda sizi
daha selamlamadan baştan aşağı süzen sonra hafiften imalı dudaklarını büzerek
konuşmaya başlayan dostlarınız yok mu?
Devrilen bir direk
sokakta aylarca yolu kapattığı halde umursamayan fakat siz onu düzeltmeye
kalktığınızda ‘yamuk olmuş, o öyle mi yapılır? ‘ diye eleştiriler ya da akıl
hocaları belirivermez mi etrafınızda?
Herşeyden ama
herşeyden şikayet eden hiç memnun olduğunu görmediğiniz devamlı eleştiren
kimseler tanımıyor musunuz?
Her konudan anlayan
her konuda fikri olan fakat hiçbir icraatını görmediğiniz abiler yok mu
komşularınız arasında?
Uçak mühendisine
uçağın kanatlarının aslında yatay değil de
hafif geriye doğru eğimli olması gerektiğini söyleyebilecek fayans
ustaları tanımıyor sunuz?
Hayatında iki kere top
sektirip kaleye şut çekemeyip, Hakan
Şükür’ü, Alex’i yerden yere vuran
futbol uzmanlarından zaten geçilmiyor .
Yağmur yağdığı zaman
‘öff’ yağmadığı zaman ‘bu sene kurak olacak valla’ diye ahkam kesen, hafiften
kar yağdı mı karakış yapanlarımız yok mu hiç?
Her işi yapmaya kalkışan ama sonunu hiç getirme azmi
göstermeyen maymun iştahlılarımız yok mu?
Son model bir araba
gördüğünde vay şerefsiz herif kim bilir nerelerden çalıp çırpmıştır da almıştır
lafı cebinde gezen arkadaşlarınız var mı? Veya son model Mercedes arabanın ya
rengine ya kasasına ya da motoruna kulplar bulan pantolonu yamalı insanlar yok
mudur?
Ya da yeni aldığınız
gömleği görünce ‘Aaa ne kadar güzel ben de alayım ‘diyenler az mıdır?
Ya da benim gibi yazıya kafasında anlatmak
istediği bambaşka şeylerle başlayıp sonunda hiçbir yere varamayan blogcular yok
mu?
İnsanların genelde çoğu
olumsuz olan bakış açılarına sahip olduklarından dem vurmak istemiştim.
Eleştirilerimizin çocuğunu karşıdakini küçümseyerek, aşağılarcasına yapıyoruz. Böyle
yapınca acaba biz yükseliyor muyuz? Sanmıyorum. Eleştirilerimizde kötüyü
göstermek yerine yapılanların iyi taraflarını anlatsak ; kötü veya eksik yanları
kendiliğinden ortaya çıkar diye düşünüyorum. Biz millet olarak eleştiriyi
sevmeyiz zaten başka milletleri de pek tanımam. Bir eser ortaya koymadan
eleştiriye belki tahammül edilebilir ama çizmeyi aşmamak da gerekir. İki tuğlayı
üst üste koyamayan adamın Mimar Sinan’ı eleştirmeye kalkması mümkün mü?
Ama kendimizin de Mimar Sinan olmadığımızı aklımızdan çıkartmadan kimden gelirse gelsin, niyeti ne olursa olsun doğruluk payı olduğunu düşünüp eleştirilerden ders çıkartmayı bilmeliyiz nitekim ...



Konu: guzadam'dan
guzadama davet edildiniz...tebrikler...
öyle yemekler yemişsinizdirki
ismini unutmuşsunuzdur belki
ama tadını asla !....
GUZADAM'ın cinayet tarifini kaçırma...
Cinayet No:9 ''YÜZÜK''
Bknz. http://guzadam.blogcu.com
HOŞKAL DOST ! ...
Bağlantı »